Archive for the ‘Konuk Yazarlar’ Category

CHP’DE SON TAKLİT “SİYASET OKULU”…

Pazartesi, Ağustos 29th, 2011
CHP,eski merkez binasını ‘Siyaset Okulu’ yapacaklarını, siyaset yapacak kişilerin buradan yetişeceğini dün itibariyle açıkladılar..  Hepimiz de haberlerde izlerken şahit olmuşuzdur muhtemelen.                                                                                                                                              * * *                                              Seçimden önce..
Deniz Bakanlığı, Yurtdışı Bakanlığı kuracaklarını, Askerliği 6 ile 9 ay’a indireceklerini vaadettiler.
*
*
*
*
Seçimden sonra da..
Siyaset okulu..
Muhakkak ki bilgi paylaşıldıkça güzeldir ancak tüketen bir ülkeye üretmeyen bir lider fazla, Üretin,üretin,üretin diyorum.
Hak ve Eşitlik Partisinin doktorininde ne yazıyorsa CHP alıp “biz yapacağız” diye söylüyor.
Osman Pamukoğlu Paşa iyi ki siyasete girmiş diyorum ben de, yoksa bunların vaadedecekleri hiçbirşey yokmuş seçmenine.
Osman Paşam dikkat Kemal Bey sıkı takipte…

SİZE GÖRE SİYASET NEDİR SAYIN ALTAYLI ?

Perşembe, Ağustos 18th, 2011
18 Ağustos Habertürk Gazetesi’ndeki, terörle mücadelede ”Osman Paşa Gibisi Lazım” başlığı altında kaleme aldığınız köşeyazınızı okudum ve tespitlerinizin bir kısmını gerçekten çok beğendim. ”Osman Paşa Gibisi Lazım”, evet, bu konuda size yüzde yüz katılmaktayım. Osman Paşa’nın iradesi gibi askeri bir irade ve Osman Paşa gibi aşırı derecede dayanıklı, hırslı ve dediğini yapmadan başladığı işten vazgeçmeyen bir komutan lazım. Ancak kötü siyasetçi cümlesine gelince onu sizinle tartışmak isterim. Burayı biraz açalım; Kime göre ya da neye göre kötü siyasetçi ? Siyasetin bir tanımı da hepimizin de bildiği gibi, ”Bir takım maharet ve hünerlerle, çoğu kez dürüst veya ahlaki olmayan şekilde uygulamalarla karakterize edilen etkinliklerdir.”  Diğer bir tanımla ise, ”Yaşanılan zaman veya gelecek için kararlar almak ve uygulamak, koşullar ve verilerin ışığında alternatifler arasında seçilen eylem veya eylemleri ortaya koymak,belirlenen yöntem veya biçimlerde uygulamaktır.”

Şimdi bu iki tanımdan yola çıkarak ülkemizde uygulanan siyasetten öncelikle
terör ile ilgili olanlarına örnekler verelim.

TEORİ-İLKELER VE GERÇEK

Salı, Temmuz 12th, 2011

Machiavelli’nin Prens’i siyaset felsefesindeki önemini -daha öncesinde “Erdemli toplum nasıl olmalıdır, adil savaş var mıdır, bir hükümdar hem şerefli hem başarılı olabilir mi?” gibi sorulara cevap arayan Plato, Aquinas, Cicero gibi filozofların aksine- siyasetin realist tanımı üzerine temellendirilmiş ilk kuramı geliştirmesine borçludur: yani siyaset, güç ilişkilerinden ibarettir. Machiavelli’nin ‘meşru amaçlar için kullanılan bütün araçların da meşruluk kazanacağı’ gibi aklı-ı selimin dışında bir noktaya taşıdığı bu düşüncesinin aslında siyasetin bugün elde mevcut olanlara göre şekillenmek zorunda olduğu, bu doğrultuda çözümler üretilmesi gerektiğine bakan gerçekçi bir tarafı da vardır.

Yani, araçsal ya da amaçsal olması ayrımı mevcut durum açısından bir önem ifade etmeksizin bütün teoriler, karşılaşılan siyasal meselelere ilişkin ilkesel bir duruş sağlasalar da bu ilkesel duruş çoğu zaman tek başına çözüm üretmekten acizdir. Demek istediğimi somutlaştıracak olursam: hangi partinin daha milliyetçi olduğuna, askerin/PKK’nın hangi durumlarda adam öldürmesinin meşru olacağına, toplumun devletçi olduğuna ve saire ilişkin problemler üzerine yargı ve saptamalarımız siyasetin, üzerine konuştuğumuz siyasi kurumlar bakımından ileriki dönemde nasıl şekillenmesi gerektiği açısından tek başlarına bir anlam ifade etmezler.

(daha fazla…)

SENİ ÖZLÜYORUM BÜYÜK KOMUTAN…

Salı, Haziran 7th, 2011
Atatürk ölmedi yüreğimde yaşıyor, uygarlık savaşında bayrağı o
taşıyor. Her gücü o aşıyor. “Türklüğe güç veren devrimler senin, yurduma
çizdiğin aydın yol senin…” diye devam eden şiir geliyor aklıma bu
günlerde. Evet uygarlık savaşımızda bayrağı bir tek Atatürk taşıdı, her
gücü bir tek o aştı ve Türklüğe güç veren devrimleri bir tek o yaptı. Şimdi bu günleri gördükçe ben seni özlüyorum Atam. Sen binbir zorlukla binbir mücadele ile bu vatanı kurtarıp, kurarken şimdi bu vatanı yabancılara peşkeş çektikleri için seni özlüyorum. Sen olmayan parayla fabrikalar açıp halka refah sağlamaya çalışırken; şimdi onları babalar gibi sattıkları için seni özlüyorum. Sen devlete isyan eden hainlerin devlet kurma hayallerini mezara gömerken; şimdi valilerin, bakanların teröristleri çiçeklerle, kırmızı halılarla karşıladıkları için seni özlüyorum.
Sen 16 kere isyan çıkaran hainleri anında tepelerken şimdi isyan
çıkaranların 25 seneden beri devleti sömürdüğü için, seni de katil ilan ettikleri için özlüyorum.

DOKUNMAZ MI ADAMA SAYIN ALTAYLI?

Cuma, Haziran 3rd, 2011

Kübra ÖNELKE (Haziran 2011)

Habertürk Gazetesi’ndeki köşe yazısında “13 Haziran günü ben de Osman Pamukoğlu ile dalga geçeceğim” yazan Sayın Fatih Altaylı, yazınızın tamamını okumadım; okumaya değer bir köşe yazarı veya gazeteci olduğunuzu düşünmüyorum.  2009′da da Osman Pamukoğlu için “Türk bölücü başı, bölmek için kürt olmak gerekmez” demiştiniz. Altaylı, görüyorum ki sizde bir hedef var, bir Pamukoğlu hedefi. Merak ediyorum, neden Pamukoğlu’nu sürekli hedef tahtasının 12′sine koyuyorsunuz?  Yok yok. Sende bir ürkeklik, bir korkaklık var. Sen de biliyorsun Pamukoğlu’nun nerelere gelebileceğini, sen de biliyorsun HEPAR çığ gibi büyüyor, gençlik de peşinden gidiyor.  Telaşlısın, yerden yere vuruyorsun ki düzen bozulmasın.

Neden korktuğunuzu hissediyorum Altaylı, korku sizin soyisminiz mi, yoksa kişiliğiniz mi ? Merak ettim af buyrun.  Yüzünüz kızarmadı mı, yüreğiniz cız etmedi mi elleriniz o yazıyı yazarken? Sizce hiç saygı hak etmiyor mu?

(daha fazla…)

GELECEĞİMİZE HESAP VERMEK!

Çarşamba, Ağustos 11th, 2010

Bir zamanlar biz de millet hem de ne milletmişiz,

gitmişiz dünyaya medeniyet öğretmişiz.

Mehmet Akif Ersoy

İstikbaldeki Türkiye evlatlarının nefret ve aşağılamalarından sakınmak için bu yazı yazılmıştır. Yani eyvahlar olsun o zamanın, o asrın gayretsiz hamiyetsiz insanlarına denildiği zaman şahsımıza gelecek hakaretleri bertaraf etmek ya da kendimiz aklamak için bu yazı yazılmıştır. Kendilerini ulusalcılık, kemalistlik yahut bilumum vatanseverlik payasi altında gizleyen narsist kukla liderlerin kulakları çınlasın! Ve bizi medeniyet yarışının en gerilerine düşüren ve bu vaziyeti bize hak gören insafsızların doğruyu görmeyen gözlerine sokulsun!

(daha fazla…)

Olmasaydı Sonumuz Böyle!! – Ender Bediz

Salı, Nisan 13th, 2010

Ender BedizDünden beri sürekli aynı şarkıyı dinleyip hüzüleniyorum. Sözlerinin Yusuf Hayaloğlu’na ait, ve Ahmet Kaya’nın muhteşem yorumladığı ” Olmasaydı Sonumuz Böyle!!” şarkısından bahsediyorum.

En çok da şu sözler beni etkiliyor:

”Gözüm yaşarıyor

Yüreğim yanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle

Gözüm yaşarıyor

Yüreğim kanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle!”

Bu şarkının bana iki gündür çok hüzünlü gelmesinin nedeni, Samsun’da alçakta bir saldırıya uğrayan Ahmet Türk’ün, saldırıdan sonraki bir fotoğrafı.. Tabi bu hafta 7 askerimizin TSK mayınlarıyla hayatının kaybettiği olayla bu olay birleşince ”Olmasaydı Sonumuz Böyle!!” diyesim geliyor. Sürekli ”Olmasaydı Sonumuz Böyle!!” diyorum.

(daha fazla…)

YALAN GAZETESİ

Sayfanızı Da Tanıtın