DÜŞLERİN BAŞLANGICI
Cumartesi, Ağustos 20th, 2011
Eski aşk hikayelerini unutmaya başladığımız bir sonbahar yanlızlığı başlıyor, başlayalı çok olmuşsa da bu yalnızlık sonbaharı yaşamaya devam ediyor. Küçük bir oda düşlüyorum, bir divan ve sehpanın ancak sığabileceği ufacık bir oda… Sanki buradan dışarı hiç çıkmamışım gibi. Onlarca yemek artığı ve kitaplar bana eşlik ediyor. Tanımadığım bir bakıcı her öğlen otelden artan yemeklerden bana bir kaç kap dolusu getiriyor ve karnımı doyurabiliyorum. Hiç arkadaşım yok, buraya nereden geldiğimi bile hatırlamıyorum. Otel görevlisi beni haftada bir, iyiliğimi düşündüğünü söyleyerek, dışarı atıyor ve bir kaç saati dışarıda geçirmemi istiyor.
Dışarıda kimsecikler yok, sonbaharın sadece benim yalnızlığım olmadığını düşünüyor, boş caddelerin tadını doyasıya çıkarırcasına dolaşıyorum 6.caddeyi. 7.caddeyi arıyorum; bulamıyorum. Sonunda oturacak ağaç bir bank gözüme çarpıyor.
- RUHNAME – ÖMER EFE
-Selam-i DÜNYALI
Alican KUTLU
Arslantürk, Murat Serdar -Sessiz Sedasız-
BİR.PLAYBOYUN GÜNLÜĞÜ -ZORBEY
Emrah AYHAN
Furkan AYTUĞAN
Hakan İPEK
MertFatih KESGİN
UğurALTUNDAL
V. Alp EREN
MİZAH VE KARİKATÜR
ParaDOXİA – Gizli Kadın'ın Saklı Köşesi
VİDEO KLİPLER – MÜZİK DİNLE – TIKLA İZLE

Özgür toplum ideali birçok düşünür tarafından ele alınmış; farklı fikri temeller çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Bir kısım sol görüşlü ‘aydın’ özgür topluma ulaşmanın ancak eşitlikçi temellerden yola çıkılarak mümkün olabileceğini iddia etmiş; fakat insanlık tarihinde yaşanılan deneyimler göstermiştir ki bu sol totaliter eğilimler insanların kalıplaştırılmasına, çeşitliliklerin kısıtlanmasına sebebiyet vermiştir. Burada ifade etmeliyim ki, sağ veya sol totaliter eğilimler ve de devlete yüklenen ekonomik ve ideolojik roller devlet iktidarını kendine has, özerk görmeye itmiş; ‘devlet hareketleri’nin bireyden ve toplumsal gruplardan uzak (hatta onlara karşıt) demokrasi dışı uygulamalara yol açmıştır. Bu noktada özgür toplumun varolabilme ihtimali için devletin rolü güvenlik ve adalet ile sınırlandırılmalıdır.

